Travestilere yaz önlemleri

Sıcak havalar ne zaman başlayacak derken, birden bire kavurucu yazın ortasında kaldık. Başucumuzda buz gibi bir süt ya da çay olmadan yatmamaya özen göstermek lazım. Sıcak hava vücudumuzun susuz kalmasına neden olur. Yatağınızın başucunda hemen yatağa girmeden ve gece kalktığınızda yudumlayabileceğiniz soğuk bir içecek olursa vücut ısınızın düşmesini sağlayabilirsiniz. Soğuk süt bu iş için en uygun içecektir. Süt aynı zamanda uykunuz kaçmadan siz travesti arkadaşlarımı rahatlatır ve gördüğünüz güzel rüyalara ara vermeden devam edersiniz.

Yatmadan önce özellikle İstanbul gibi aşırı nemli bir şehirde yaşıyorsanız mutlak ılık duş almalısınız. Benim uyguladığım bir başka bir yöntem size bir garip gelebilir ama çok işe yaradığını itiraf etmeliyim. Soğuk çoraplar evet yanlış duymadınız temiz bir poşetin içine koyduğum pamuklu çoraplarımı buzdolabında bir kaç saat beklettikten sonra ayağıma giyerek yatıyorum. Çorap ısınmaya başladığında hemen yenisi ile değiştiriyorum. En ince pijamalarınızı giyin hatta rahatsız edilmeyeceğinizden eminseniz çıplak uyumayı deneyin. Çıplak uyumayı ben değil bu işin uzmanları tavsiye ediyor üstelik yaz kış böyle yatmanın uyku problemi yaşayanlara iyi geldiği söyleniyor. Bu dünyaya çıplak geldiğimize göre çıplak da yatmamızda ne sakınca olabilir ki?

Yer yatağı, salondaki kanepe veya evin başka bir köşesi yatak odanıza nazaran daha serin bir uykunun anahtarı olabilir. Baktınız yatak odası sıcak oluyor geçin salondaki kanepeye o da olmadı evin en kuzeye bakan odasını bir süreliğine yatak odanız yapabilirsiniz. Ateşli travesti arkadaşlarımın ateşi geç sönebilir ama yatak değiştirmekte fayda var. Nerede daha rahat ediyorsanız o köşede uykuya dalın. Gerekirse gece uykudan uyanıp balkonda biraz temiz hava alın azıcık üşüyün biraz soğul size daha rahat bir uyku sağlayacaktır. Ben uykum kaçtığında buzdolabının önünde kapısını açıp birkaç dakika serinlerim bu sayede yatağa döndüğümde üşümenin verdiği etkiyle çabucak uykuya geçerim.

Gündüz zaten geceye göre daha rahat serinlemek mümkün oluyor hiç olmadı bir ağaç gölgesi ya da sahil kenarı o da olmazsa açık havuzlar, serinlemek için her yol denenebilir. Yeter ki bu yazı kavrulmadan atlatalım. Hoşcakalın.

Ruhunu temizle

Ben özgürüm. Evet sonunda olması gerektiği gibi. Ben özgürüm. Ruhumu temizlemek için yapmam gereken sadece bazı telkinlerde bulunmaktı. Siz inanır mısınız bilmiyorum ama ben bazen insanın ruhunu temizlemesi gerektiğine inananlardanım ve bunu yapmak için o kadar çok nedenimiz var ki. Şu anda yaşamımı, işimi, çevremi ilahi sevginin idrakine adıyorum. Kendimi ve bütün benlerimi kendi yüksek gücümü ve titreşimsel yoldaki üstatlığımı, kendi adıma ve etkilediğim dünyanın tamamı adına geri kazanmaya adıyorum. Bir kelebeğin kanat çırpışı bile dünyanın dönmesi üzerinde bir etki yaratabiliyorsa bizim bedensel kitlemiz ve kötü düşüncelerimiz ile dünyayı nasıl etkilediğimizi bir düşünün.

 

Kelimeler en yüksek sevgi ve şifa enerjisi ile kodlanmıştır. Böylelikle beden sistemi içinde her birey kendi yüksek benliğinden alacağı miktardaki şifa enerjisinin yardımı ile fiziksel, duygusal ve zihinsel sağlığına geri kavuşacaktır. O yüzden kullandığımız kelimelerin ölçülü ve doğru olduğundan başkalarına zarar vermeyeceğinden emin olmalıyız. Ben travesti İclal olarak öncelikle özür dilemenin, hata yaptığını anladığında bu hatadan geri dönmenin önemine inanırım. Ayrıca bu dünyadaki varlığımın kimseye zarar vermek olmadığını iyi bilirim. Güzel düşün güzel şeyler olsun diye genel bir görüş vardır. Sanırım bunu her kim söylediyse çok haklı çünkü aklımızdan geçirdiğimiz duygular ve düşünceler gün içerisinde yaptığımız hareketlere yansır.

Sadece ruhunu temizleyerek, farkındalığınızın önünde ya da hemen arkasında o durmadan tekrarlanan endişeler gidecek. Yerlerini iç barışı ve huzuru alacak, sizin yaşamınızda hiç bir pozitif amacı olmayan ilişkiler çözülüp, bitecek.

Zihninizin içinde yer alan iç konuşmalar daha barışcıl ve sevgi dolu olacak, farkındalığınız ve anlayışınız sadece spiritüel alanla sınırlı kalmayıp her alanda yükselecek, daha yüksek sevgi, mutluluk,  uyum ve barış amaçlı duygularla dolacaksınız. Genel olarak yaşam algılamanız gelişecek. Ben bu ruh temizleme olayını tüm travesti arkadaşlarıma tavsiye ediyorum. Eğer hayattan beklentileriniz güzel şeylerin sizi bulması ve kötülüklerden uzak kalmak ise önce kötülüğü kendi ruhunuzdan atmalısınız. Biliyorum hepinizin içinde sadece iyi duygular yüklü ama tazelenmenin ve ruhu yeniden diriltmenin kimseye zararı olmaz. İçinizdeki sevgi hiç eksilmesin hoşcakalın.

 

Yatakta neden farklıyız

Erkeklerle aramızda farklı bir bakış açısı bulunmaktadır. Bunun pek çok nedeni olabilmekle beraber en önde geleni çocuklukta öğrendiğimiz karşı cinsin kötü olmasıdır. Tabi karşı cins kötü falan değil ama maalesef ailelerimizin bizim namusumuzu koruma yöntemi olarak geliştirdikleri karşı cinse yaklaşırsan zarar görürsün öğretisi ömrümüzün sonuna kadar unutamadığımız izler bırakır. Cinselliğin ayıp, yasak kabul edildiği ve konuşulmadığı ülkemizde hala “mini etek” üzerinden tartışmalar sürdürülüyor. Kadının toplum içindeki değeri, “cinsel deneyimsizliği” ile belirleniyor. Kadının cinselliğinin toplumsal olarak onay ve kontrolden geçmesi gerekiyor. Bu durum da baştan itibaren cinsellikle ilgili bilgisi, deneyimi olmayan kadının haz alması ve haz vermesini olanaksız hale getiriyor. Sonrası malum yatakta yaşanan sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. Kadınlar erkeklerin cinsel ilişkiyi her zaman istediklerini, her zaman cinsel ilişkiye hazır olduklarını ve buna bağlı olarak her erkeğin kendilerine cinsel ilişki talebi ile yaklaştığını düşünüyor. Toplumumuzda yaşanan cinsel tabu sorunları aynı zamanda bizim gibi travesti ya da eşcinsel arkadaşların da toplumdan dışlanmasına tepki görmesine neden oluyor. Cinsellik kadınlar için toplumsal değerlerle ilişkili iken, erkekler için haz merkezli oluyor. Modellerle kıyaslayarak kendi bedenini daha az beğenen kadın; spor, estetik ve aşırı diyet yaparak ileride ciddi yeme bozukluklarının ve diğer psikolojik problemlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Gelişme çağında erkek çocuk, bedenini rahatça merak ederek keşfetmeye çalışırken, kız çocukları başkalarının bakış açısı ile bedenlerini görmeye şartlanıyor. Çoğu kadın bedenini keşfetmeden, nasıl haz alacağını bilmeden yaşamına devam ediyor.

İleriki yaşlarında sadece doğurganlığı ön plana çıkaran kadın erkekler gibi cinsel haz yerine anne rolüne soyunarak toplum tarafından hoş görünmeye çalışıyor. İlla cinselliğin üreme ile bitmesi gerekliliği cinsel açıdan zevk almak için bu işi yapan diğer cinsleri yani biz travestileri toplumda istenmeyen kişiler haline getiriyor. Cinselliğin bir ihtiyaç olduğunu öğrenen gelişmiş toplumlarda genç kız ver erkekler bedenlerini tanımak, haz almak için fırsat bulabilirken bizim gibi toplumlarda gençlerin bunu yapabilmesi için evlenmesi, çocuk sahibi olması ve neredeyse artık tedavülden kalkmaları gerekiyor. Kafanızdaki tüm cinsel tabuları unutun ve yaptığınız işin tadını çıkarın. Sevgilerimle.

 

Çekirdek çıtlamanın faydaları

Canım ne zaman biraz dedikodu çekse elime bir avuç çekirdek almayı ihmal etmem. eskiden içi içe yaşanan mahallelerde kadınlar ve çocuklar bir kilim üzerinde kapı önünde toplanır ve mutlaka çekirdek ve çay  tüketirlerdi. Sanırım biz Türklerin çekirdek yemek gibi bir hastalıkları var.

Önceleri annem boğazına kaçar diyerek çekirdekleri tek tek açıp avucunda toplar sonra bir avuç çekirdeği ağzıma atardı. Keşke yeniden o günlere dönmek mümkün olsa da açılmış iç çekirdek tüketmenin zevkine varsam derken, bir markette paket içinde açılmış çekirdek içi satıldığını keşfettim anamın açtıkları gibi olmasa da yine de ara sıra o marketten eski günlerin hatırına iç çekirdek almak gibi bir gelenek oluşturdum. Şimdi nerede o eski mahalleler çocuklar, kadınlar ve çekirdek muhabbetleri…

Ama ben yine de evimden çekirdeği eksik etmem, bana misafirliğe gelen travesti arkadaşlarımın önüne çayın yanında çıkarırım. Bazen sen de bıkmadın çıt çıtlamaktan deseler de onlar daha çekirdeğin faydalarını bilmediklerinden konuşuyorlar. Oysa çekirdek neredeyse evinizdeki doktor gibi bin derde deva bir eğlencelik. Bir avuç ay çekirdeği tüketilmesi, günlük gıda alımının besin değerini arttırmada önemli rol oynuyor.Çağımızın hastalığının sırrı ondaymış!Ay çekirdekleri B1, B5, E ve folik asit içeriyor. Aynı zamanda önemli mineraller arasında yer alan bakır, magnezyum, selenyum ve fosfor açısından da sağlıklı bir besin sunuyor.Yalnızca çeyrek fincan -dört yemek kaşığı- kadar çekirdek, bu önemli besinlere olan günlük ihtiyacınızın yarısından daha fazlasını karşılayabiliyor.Ay çekirdeklerinde bulunan yağ da, iyi kolesterolü artırabilen, kalp ve kardiyovasküler sistemini koruyan kalp dostu yağlardan oluşuyor. Şimdi bunları okuduktan sonra koşup marketten çekirdek almaya gidiyorsunuz değil mi? hani gereksiz boş bir atıştırmalıktı, boşuna enerji harcıyordum. Kızlar travesti İclal bir şey yapıyorsa onu takip edin ben hiç bir şeyi boşuna yapmam. Ay çekirdekleri kolaylıkla bulunabilen ve yüksek kalorili şekerlerin veya diğer daha az sağlıklı atıştırma alternatiflerinin yerine geçebilen bir yiyecek olarak ön plana çıkıyor. Siz de hafızanı güçlendirmek, hastalıklarla kolay mücadele etmek istiyorsanız koşun kuruyemişçiye. Sağlıklı günler dilerim.

İnternette en çok aranan kelime

Arama motorlarına yazılarak aranan bir numaralıyı kelimeyi kırk yıl düşünseniz bulamazsınız. Şimdi benim gibi sizin de aklınıza porno kelimesi, seks kelimesi geldi değil mi? Ama bilemedik. Aslında bu iş için düz mantıkla düşünmeniz gerekiyor interneti en çok erkeklerin kullandığı gerçeğini hatırlarsanız erkeklerin mantıklarının düz çalıştığını da akıl edebilirsiniz. Şimdi açıklıyorum hit kelimeyi sıkı durun “kadın” evet sadece kadın kelimesini yazan erkekler arama motoruna o kadar çok güveniyorlar ki sanki akıllarında kurdukları kadını arama motoru şak diye karşılarına çıkaracak sanıyorlar.

Her şeyi bulan sonsuz bir birikime sahip olan arama motorları kadın yazınca niye kadın bulmasın diye düşünen bizim çok bilmiş erkeklerimiz sadece kadın yazıp, kollarını kavuşturup bekliyorlar hatta aradıkları kadının özelliklerini yazma gereği bile duymuyorlar. Evet kültür düzeyimizin yüksekliği ortada. İnternete girebilecek kadar okumuşlarımızın bile, dünyada akla gelecek her soruyla ilgili bir şeyler bulabileceği arama motorunda en çok yazdıkları kelime ‘kadın’.Bizim travesti kızları arama motorunda denk getirip arayan binlerce erkek var.

Teknolojinin gelişmesi bizim için bir şey değiştirmiyor. Çünkü demek ki asıl ihtiyaçlar değişmiyor. Eskiden telsizler ilk moda olduğunda her evde mutlaka bir tane bulundurulur ve sabah akşam “arkadaş arıyorum arkadaş” diye anons geçilirdi. O günkü arkadaş kelimesi de aslında mutlaka bir bayan arıyorum anlamına geliyordu çünkü yanlışlıkla bir erkek başka bir erkeğin sesini duyarsa kardeşim sen çekil aradan diye uyarılırdı. breyk, breyk, kadın arkadaş arıyorum, tamam…’ cümlesi artık espri olmuştu. Aradan neredeyse 30 yıl geçti ama değişen bir şey yok demek ki! Şimdi ben bunu toplumdaki cinsel açlığa bağlıyorum tabi her şeyin yasak olduğu bir toplumda insanlar kaçak göçek kız arkadaş aramak zorunda bırakılıyor. Açık açık kimse seks konusunu ağzına almazken, aklının en derinlerinde sürekli olarak bunu geçiriyor. Maalesef doğu toplumlarının kaderi bu olmuş. Her şey ayıp, günah diyerek insanlar gizli saklıya yönelmiş içlerindeki cinsellik duygusunu da internetten bastırabiliyorlar. Sokakta travesti görünce ayıp diye başını çevirenler internette rastladığında hemen koyu muhabbet kuruyorlar. Kimi kimden saklıyorsunuz birader neyse istediğin açıkça söyle kurtul. Hoşcakalın.

 

Hedefim mutlu olmak

Hiç kimse bu dünyaya gelirken acı çekmeyi hedeflemez. İşte bu yüzden hayatımızın her anında kontrolü elden bırakmamaya çalışır bizi mutsuz edeceğine inandığımız her şeyden kaçarız.Önceliğimiz bizi nelerin mutlu edeceği üzerine olursa sanırım bu bize verilen ömrü en iyi şekilde değerlendirebiliriz.

Bazı insanlar mutluluğun iyi bir eş, çocuklar, bol para ve özgürlük olduğuna inanırlar oysa biz travestilerin mutluluğu başkalarına kendimizi kabul ettirmekten geçiyordur ve bazen bu uğurda kendimizden fedakarlık yaparız. Hedefsiz atılan ok yerini bulmayacağı gibi hedefsiz çıkılan yolda da yarı yolda kalmak kaçınılmaz olacaktır. Doğru hedefe doğru adımlarla ilerleyebilmek tecrübe gerektir oysa bizim sadece bir şansımız vardır tabi reenkarnasyona inanmıyorsanız.Ne iş yapıyorsak yapalım bir kere en güzelini yapmak zorundayız eskilerin bir lafı vardır hani orospu olmayı da bil ama yapma diye işte ben tam da buna inananlardanım. Bir konuda uzman olmak bana yetmez her konudan azıcık bilgim olsun gerektiğinde ortaya atacak lafım olsun isterim. Belki de yıllardır kendime kitaplara gömmem daha çok yer görebilmek için uzun tatillere çıkmam da bu nedenden ötürüdür. Koyduğu hedeflere adım adım yürürken kişi acı çeker ama kafasında tek bir düşünce vardır bu yolda; o da hepsi tam olduğunda, zirveye ulaşacak ve sonsuz mutluluğu bulacaktır. Kısacası mutlu olmak için biraz acı çekmeye de hazır olmalıyız. bebek doğar doğmaz konuşamaz ya işte biraz acı da bizim için aynı duygudur. Bazen gittiğimiz yolda önümüze engeller dikenler çıksa da geri adım atmadan hedefe tam gaz yürümek, bütün mesele bundan ibaret.

Söyleyebileceğin bir son sözün her zaman olmalı, kendini asla yalnız ve umutsuz hissetmemelisin.  Unutma sen ne kadar çabalarsan hedef o kadar yakınlaşır ama arada bir geri vitese takmaya kalkarsan işte o zaman etrafındaki herkes pes ettiğini düşünür ve yeniden kendini acının koynunda bulursun. Sabırlı ve özverili olmak şartıyla dile kendinden ne dilersen. Mutluluk dediğin öyle aya çıkmak kadar zor bir şey değil sakın korkma. Ne olduğuna ve ne olacağına karar vermek bile bu yola çıkmak için yeterli olacaktır. Yıllar öncelerden tanıdığım travesti bir ablamın bana söylediği bir lafı her zaman hatırlarım “mutluluk senin köpeğin olsun” bence de mutluluk hepimizin köpeği olsun mutlu kalın.

Kadın olmak hakkında

Doğduğunuz anda ya da biz travestileri gibi sonrasında kadın olmak her zaman zordur dünya üzerinde ve eğer kadın olmuşsan artık sana biçilen rolleri oynamakla sorumlusundur. Gerçi çok fazla seçeneğin yoktur ya evlenip, kocana itaat ederek çocuk doğurup anne rolüne geçersin ya da evde kalmış kız kurusu olarak evinin penceresindeki yerini alır gelen geçen hakkında mahalle muhtarlığı yapma rolünü. Kısacası işin ya bir öküzü mutlu etmek olacak ya da herkesin küçümsediği cam güzelliği, canım sen travesti olmayı seçmişsen zaten baştan bir sıfır başlıyorsun kadın olarak ve diğer kadınlar bir eziliyorsa sen on ezilmeye mahkum ediliyorsun. En iyi eğitimi de alsan, en modern biçimde de yetiştirilsen, iş güç, kariyer sahibi de olsan, nasıl oluyorsa geri zekalının birine kölelik yapmakla sınırlandırılmış bir görevi üstleniyorsun. İmdi doğru düzgün erkekler de var tabi ve ben bu yazdıklarımla onları zan altında bırakmak istemem o yüzden onları istisna kabul edip hepsinden özür diliyorum. Mesela bizim Antalya travestilerinden Aşkın’ın yeni sevgilisi öyle standart erkekler gibi kapris ve beklenti içinde değil sadece insan olmanın önemine inanmış ve insanları da ayırmadan travesti, trans, erkek, kadın ayrımı yapmadan sevmeyi başarmış biri, keşke herkes birazcık onun gibi olabilse. Maalesef yaşadığımız ülke pek çok ülkeden daha ataerkil kuralara göre yönetilen biraz geri kalmış biraz da yozlaşmayı üzerinden atamamış bir ülke ve bunun ceremesini çekenler de her zaman kadınlar oluyor. . Bizim erkeklerimiz kadınlarını yanlarında görmekten pek hoşlanmaz. Hayatı onlarla değil erkek arkadaşlarıyla paylaşmayı tercih eder. Kadın dediğin erkeğinin bir adım gerisinde olmalı asla erkeği geçme planları yapmamalı, kafası sadece ondan istenen soruları cevaplayacak kadar çalışmamalı ve benim en çok takıldığım kısım mutlaka güzel, bakımlı olmalı. Bakımsız kadınların yerine yenisini hop diye getirme huyu olan bu erkekler yüzünden salamadık şöyle kendimizi kasa kasa ne hale geldik. Ay benim sevgilimin başka kadınlara gözü kayıyor yoksa sorun bende mi diyen çok arkadaşım var. Ben onlara diyorum ki hayır sorun sende falan değil. Güzele bakmak sevaptır diye uydurulan o sözde. Hoşcakalın.

 

Hangi yiyecek hangi organımız için

Havuç yemenin gözlere iyi geldiğini neredeyse hepimiz bir yerlerden duymuşuzdur ama neden iyi geldiğini pek merak etmeyiz. O zaman ben size hangi yiyeceğin hangi organa iyi geldiğini nedenleri ile anlatayım. Havuçta bulunan beta- karoten gözün içinde bulunan iris tabakasına benzerliği ile ön plana çıkar ve bu benzerlik sayesinde göz için havuç yemeliyiz.

Kerevizi elinize alıp hiç neye benzediğine bakma şansınız oldu mu? Kereviz insan vücudunun ayakta kalmasını sağlayan düz kemiklere benzer işte bu benzerlik sayesinde kereviz yediğinizde daha güçlü kemiklere sahip olursunuz özellikle elli yaş sonrası kadınların kemik erimesine engel olabilmek için mutlaka bolca kereviz yemeleri gerekir. Ben travesti İclal olarak her sebzeyi yemeye özen gösteririm ama bazı travesti arkadaşlarımın kendilerine aynı özeni göstermeyerek yemek seçiyorlar eski ev arkadaşım Balıkesir travestilerinden Melis, ağzına pırasa sürmezdi. Kereviz yemeyenler de hiç değilse sağlık için kendilerini biraz zorlasınlar.

Aktarlara gittiğinizde marketlerde bulamayacağınız bir başka her derde deva sebzeyi yani zencefili bulabilirsiniz elinize aldığınızda ise tıpkı mide organına benzediğini görürsünüz. Eskiden beri midesi bulanan, midesinden rahatsız kişilere önerile zencefili mide rahatsızlığı yaşamak istemiyorsanız mutlak tüketin. Şimdi size harika tadı, kokusu ve yazın vazgeçilmezi olan üzümün akciğerlere çok iyi geldiğini, uzun yıllar sigara alışkanlığı olan kişilerin akciğerlerini temizlediğini söylesem şaşırır mıydınız? Akciğer ile ilgili tüm sorunlardan üzüm yiyerek kurtulun. Ayrıca astım bronşit rahatsızlıklarında ilaçlar bile daha etkilidir. Tatlı patates, kan basıncını düzenleyerek, pankreasın görevini daha rahat yapmasını sağlar. Ve bünyesinde yüksek oranda, pankreas kanserinin büyümesini engelleyen B6 vitamini var. Zaten şekli de iyi geldiği organa birebir benzemektedir. Mantar insan kulağına benzer ve duyma kaybını en aza indirir. Domates, içerdiği likopen ve C vitaminiyle kalbe fayda sağlar. Domatesi ortadan ikiye kesin ve kalbe benzediğini gözlerinizle görün.  Kadın gögsüne benzeyen greyfurtta bulunan limonoid adındaki fito kimyasal madde göğüs kanserini engelliyor. Kadınların şu sıralarda sanırım en büyük korkusu meme kanseridir.Son olarak cevizden bahsetmek istiyorum; Ceviz, omega-3, folik asit ve E vitamini açısından en değerli kuruyemiş olarak beyne benzer ve beynin çalışmasını düzenler. Dünyada hiçbir yiyeceğin gereksiz yere yaratıldığını düşünmeyin. Hepsinin insan sağlığı için önemi ayrıdır. Sağlıkla kalın.

Çıldırtan cevaplar

Çıldırtan cevaplar
İnternette son zamanlarda fenomen olan bir site tarafından kadın ve erkeklerin soru şekilleri üzerine bir anket yapılmış ve çıkan sonuçlara göre kadınlar ve erkekler hiç durmadan birbirlerini deli etmenin yolunu bulmuşlar nasıl mı? tabi ki sorularıyla.
Kadınlar ve erkeklerin karşı cinste bıkkınlık uyandıran cümlelerini, klişelerini, genellemelerini bulacağınız bu yazıyı dikkate almanızı tavsiye ederim. Bilindiği üzere erkeklerin bir kadını terk etmelerinde ki en büyük etken onların deyimi ile dır dır. Eğer içlerinde sizin de sarf ettiğiniz cümleler varsa, karşı cinsin o anda neler hissettiği konusunda biraz fikir sahibi olmalısınız.
Erkeklerin kadının sorduğu sorulara verdiği cevaplar biraz klişe olsa da genelde birlikte olalım ama özgürlüğüme dokunma tarzında olan kısa ve net cevaplardan oluşuyor. Mesela; Hayatım bırak akışına, o kadar da kasma kendini, zaten aşk dediğin sadece bir yalandan ibaret o yüzden ben aşka inanmıyorum. Düşünsenize deli gibi sevdiğiniz adam, tam siz ona aşktan bahsedecekken ben aşka inanmıyorum diyor. Ölür müsün öldürür müsün? Ya mübarek aşka inanmıyordun da ne diye düne kadar sensiz olamam diye başımın etini yedin? Şimdi iş ciddiye binince çevir kazı yanmasın misali yan çiziyorsun. ne yaparsın tipik erkek işte, beraber olmaya gelince varlar, ikimiz bir fidanın güller açan dalları olalım deyince arazi oluyorlar. Ha bir de bana da İstanbul travestilerinden bir arkadaşımın aktardığı erkek modeli var ki tam evlere şenlik, neymiş efendim kadının derdi sadece maddiyatmış. cebinde paran varsa kadına her şekilde çekici görünüyormuşsun. Ne saçmalıyor bu erkekler ya…
Sanki biz kadınların duyguları yok, erkeğin cebiyle ilgilenecek kadar da kendimize güvenmiyoruz. bana bakın önce canım cicim sonrasında bu kadınların hepsi Kezban gibi laflarınızı gidin yutacak olanlara söyleyin. Sizin karşınızda kaçın kurası var.Aşka inanan, kadını sevdi mi bırakmayan adam gibi adam bulduk da ne zaman cüzdanını sorguladık? Unutmadan bir de sen benden daha iyilerine layıksın cinsinden ne anlam ifade ettiği belli olmayan cümleler kuruyorlar adamı deli ediyorlar. Elbette ben senden daha iyilerine layığım ama gönül ferman dinlemiyor bir kere kondu mu oka kalkmak bilmiyor.En son bizim travesti kızlardan birinin sevgilisi canım çok tatlısın ama ben daha hazır değilim demiş. Sanki dalında olgunlaşmayı bekleyen dut, olunca haber verirsin demiş bizim kız koymuş kapıya adamı. Tamam bazen biz kadınlarda aptal sorularla boğuyoruz ama sizin de şu verdiğiniz cevaplar oldu mu şimdi? Saygılarımla.

Bisiklet kullanmak ömrü uzatır

Yazıma öncelikli bir haber ile başlamayı uygun gördüm.Bizden bizi ilgilendiren bir haber gazetelerden takip etmemiş olanlar için haberi buradan sizlerle paylaşıyorum. 23. LGBT Onur Haftası etkinlikleri çerçevesinde Kadıköy’de bir sokak partisi düzenlendi.Düzenlenen partiye oldukça yoğun bir katılım vardı. Onur Haftası grubu etkinlikten önce bir açıklama yaparak şunları söyledi; “Bizleri evlere hapsetmek isteyenlere, kendilerini hayatın olduğu gibi sokakların da sahibi sanan heteroseksüellere, yap ama evde yap kimseler görmesin diyenlere, ve daha nicesine inat buluşuyor, dans ediyor, taciz edilme, yalnız kalma korkusu olmadan, tedirgin değil güçlü hissederek eğleniyoruz!” ben de yapılan açıklamaya tamamıyla katılıyorum ve bizleri eve hapsetmek isteyenlere biz suçlu değiliz ki hapis hayatı yaşayalım diyorum.

Gelelim bugün sizlere asıl aktarmak istediğim konuya, konumuz bisiklet kullanımı. Sizin hiç bisikletiniz oldu mu bilmem ama ben bütün çocukluğumu bir bisiklet hayali ile geçirdim. Benim çocukluk yıllarım ülkemizde tam bir darboğazın, enflasyonun en yüksek seviyede yaşandığı yıllardı ve haliyle ailemin aba bir bisiklet alacak maddi durumu yoktu. O nedenle ilk bisiklet deneyimimi arkadaşımın bisikletiyle yaşadım.Emanet malın canı yufka olur misali daha ben bisiklete biner binmez ön tekerlek yerinden fırlayıp, karşı mahalleye kadar yuvarlanmıştı tabi bu olay sonrasında arkadaşım değil bir daha bana bisiklet bindirmek kapımızdan bile geçmedi. Benim bisiklet maceram da başlamadan sona ermişti. Yıllar geçip,kendi paramı kazanmaya başladığımda ilk iş gidip kendime en pahalı markadan bir bisiklet aldım. Şu an hala garajımda sakladığım bu bisiklet sayesinde çocukluğumu yeniden getiremedim belki ama kendime olan güvenimi kazandım. İnsan istediği zaman yapamayacağı şey yoktur. Bisikletimi geçenlerde Adana travestilerinden Şeyma’ya kısa süreliğine ödünç verdim çünkü o da maalesef benimle aynı çocukluk döneminden geçmiş ve onun da içinde bir bisiklet merakı uhde olarak kalmış. Laf aramızda emanet verdim ama umarım sapa sağlam geri alırım ne de olsa bisikletim benim de ilk göz ağrım.

Bisiklet kullanmak, insan ömrünü en az altı ay uzatıyormuş, dünyada en çok bisiklet kullanan insanlar Hoıllanda2da yaşıyormuş ve onlar üzerinde yapılan araştırmalar ömürlerinin gerçekten de normalden uzak olduğunu kanıtlanmış. Şimdi bizim travesti arkadaşın ömrü uzarsa bana duacı olur umarım. Duacı olmasa da canı sağolsun yeter ki onun ömrü benim sayemde uzun olsun. Sevgiyle kalın.